Genital Estetik

GENİTAL ESTETİK

Genital bölgede doğuştan gelen yapısal sorunların, normal doğuma bağlı travma ve hasarların veya yaşla ortaya çıkan yapısal değişikliklerin cerrahi yöntemlerle düzeltilmesi  şeklinde tanımlanabilir. Genital estetik ameliyatları, genital bölgenin hem estetik yönden daha iyi bir görünüme kavuşmasını, hem de işlevsel yönden düzeltilmesini sağlar.    Başarılı bir estetik cerrahi, hastaya psikolojik ve cinsel yönden kazanımlar sağlar ve özgüvenini artırır.  

GENİTAL ESTETİK AMELİYATLARI

1)LABİOPLASTİ

Dış genital bölgenin iç kısmında yer alan küçük dudaklar "labium minus" (iç dudak), dışta yer alan üzeri hafif tümsekçik şeklinde kabarık büyük dudaklar "labium majus" (dış dudak) isimleri ile anılmaktadır. 

"Labioplasti" (Labioplasty), iç genital dudaklara yapılan estetik ve düzeltici ameliyat anlamında kullanılmaktadır. Labioplasti ameliyatları, genellikle doğuştan gelen veya ergenlik çağı ile genişleyen, uzayan, kararan, sarkan veya düzensizleşen iç dudakların kesilerek küçültülmesi ve estetik olarak düzeltilmesi ameliyatı olarak tanımlanmaktadır. Bazen de "labial asimetri" dediğimiz bir dudak kısmının diğerine göre daha uzun veya farklı yapıda olması nedeniyle de yapılır.

Labioplasti operasyonu, genel anestezi altında (uyutarak) veya lokal (bölgesel) anestezi eşliğinde yapılabilmektedir. Labioplastide en sık uygulanan yöntemler parsiyel rezeksiyon (uç kısımların kesilerek alınması), kama rezeksiyon (V plasti), delaminasyon (iç ve dış epitel dokularının soyulması) teknikleridir. Genellikle klitoris üzeri katlantılarının da alınması (Klitoral hudoplasti) ile birlikte yapılır.

Labioplasti operasyonu bakire bayanlara veya daha sonra doğum yapmayı düşünen kadınlara da yapılabilir . Cinsel hazzı olumsuz etkilemez hatta bazen klitoris üzerindeki fazla dokuların çıkarılması uyarıyı artırabilir.

 

2)KLİTORİS ESTETİĞİ

Kadınlarda “mons pubis” adı verilen kıllarla örtülü tümsekciğin aşağı kısmında yer alan anatomik yapıya kitoris (clitoris) adı verilmektedir. Klitoris, cilt ve cilt altı yağ dokusunun altında yer alan “Y harfi” şeklinde bir erektil organdır. Bu bölgede 8000’den fazla sinir mevcuttur ve cinsel hazzın en yoğun olduğu bölgedir. Temel işlevi “orgazmın sağlanması” dır. Klitorisin dıştan  görünen bölümü, iç dudakların üstte birleştiği yerden nohut şeklinde dışarı bakan baş kısmı olup “glans clitoris” olarak tanımlanmaktadır. 

A)KLİTORAL HUDOPLASTİ

Klitoral hudoplasti, klitoris üzeri fazlalık cilt dokusunun alınarak cilt katlantılarının, kırışıklıkların düzeltilmesi ve bu bölgenin estetik olarak daha iyi görünüme kavuşturulmasını tanımlar. Genellikle labioplasti ile eş zamanlı olarak yapılmaktadır. Klitoris üstü fazla cilt dokusunun çıkarılması mekanik uyarıyı arttırarak orgazm üzerine pozitif etki yaratır.

B)KLİTEROPLASTİ

Kliteroplasti (cliteroplasty) normalden büyük olan klitorisin cerrahi bir operasyonla küçültülmesi operasyonudur. Klitoris büyümesine, en sık sporda doping amaçlı androjen içeren ilaçların kullanılması, böbrek üstü bezlerin fazla çalışması (adrenal hiperplazi), PCOS (Polikistik Over Sendromu) gibi durumlar, diğer taraftan sık mastürbasyon yapma, sık cinsel ilişki, genital bölgenin kaşınarak sıkça uyarılması gibi işlevler klitoris organının büyümesine yol açar. Klitorisin büyümesi ‘kliteromegali’ olarak bilinir.

3)VAJİNOPLASTİ  (VAGİNAL REJUVENATİON)

Vajinoplasti, vajina estetiği olarak da bilinen  fazla vajinal dokunun çıkartılıp vajenin daraltıldığı ve kasların sıkılaştırıldığı bir ‘cerrahi vajina daraltma’ ameliyatının  ismidir. Vajinoplasti en sık  genişlemiş, bollaşmış, sarkmış ve duyarsızlaşmış vajinalarda cinsel duyarlılığın yeniden oluşturulması için ve estetik amaçlı yapılır.

Vajina genişlemesi en sık doğumlar sonrası, özellikle de zor ve iri bebek doğumlarından  sonra oluşmaktadır. Ayrıca yaşlanma, menopoza bağlı bağ dokusunun azalması, yapısal olarak kötü kolajen yapısına sahip olma, sigara kullanımı, düzensiz beslenme, çok sayıda doğum da etkenler arasındadır.

Vajinoplasti operasyonu, hastane şartlarında genel veya lokal anestezi altında yapılabilen, estetikten çok rekonstruktif (yeniden yapılandırma) bir ameliyatdır. Amaç, vajinal sıkılık ve daralmanın yeniden kazandırılmasıdır. Operasyon, vajinanın arka bölümüne yapılan üçgenşeklindeki kesilerle, buradaki cilt dokusunun ayrıştırılarak çıkarılması, kas güçsüzlüğü varsa kasların yaklaştırılması ve dokunun yeniden dikilmesi gibi süreçleri içerir.

4)PERİNE BÖLGESİ ESTETİĞİ

Perine; vajina ile anüs (makad) arasında kalan genital bölgenin ismidir. Normal doğum sırasında, bebeğin başının rahat çıkması ve düzensiz yırtıkların oluşmasının engellenmesi amaçları ile ‘perine’ adı verilen vajina ile makad arasındaki yerin sağ tarafına veya ortasına makasla episiotomi denilen bir kesi yapılmaktadır. Doğum sonrası bu bölgede yara iyileşmesinin kötü bir şekilde gerçekleşmesi sonucunda nedbe (skar) dokusu kalabilmekte ve estetik ve fiziksel yönden kadınlarda mutsuzluk yaratabilmektedir. Normal doğumdan kalan dikiş izlerinin estetik olarak düzeltilmesi, vajina ile makad arası cilt katlantılarının temizlenmesi ve estetik olarak bu bölgenin hoş bir görünüm kazandırılması ameliyatına ‘Perineoplasti’ (Perine estetiği) adı verilmektedir.

 

5)MONS PUBİS ESTETİĞİ (MONSPLASTİ)

“Mons pubis” kasığın hemen alt bölgesindeki yüksek ve üzeri kıllarla örtülü bir alanın ismidir. Bazı kadınlar, bu bölgenin büyük ve etli olmasından ve ortaya çıkan tümsekcikten rahatsız olabilirler. Özellikle bikini, mayo giyme sırasında dışarıdan belirgin hale gelen bu görünüm psikolojik bazı şikayetlere yol açabilir. Normalden kalın olan “mons pubis”ten cilt altı yağ dokusu çıkartılarak daha ince bir görünüm kazandırılmasına  ‘Monsplasti’ adı verilmektedir.

Mons Pubis estetiği üç şekilde yapılabilir.

1.   Liposuction: Pubis üzerindeki yağ dokusunun liposuction ile alınması, böylelikle pubis tümseğinin inceltilmesidir.

2.   Lipoliz: Pubis üzerinden cilt altı kısmına yapılan bazı enjeksiyonlar ile cilt altı yağının eritilmesi. Ağrısız ve cerrahisiz bir işlem olduğu için avantajlıdır.

3.   Cerrahi işlem: Ameliyatla cilt katmanının alınması ve bu bölgenin düzleştirilmesi.

 

GENİTAL BÖLGEDE LASER UYGULAMALARI

 

1)GENİTAL BÖLGEDE RENK AÇMA ( GENİTAL BLEACHİNG )

Lazerle renk açıcı işlemler, dıştaki büyük dudaklara (labia majora – büyük dudaklar) ve perine/anüs çevresine uygulanmaktadır.

Genital bölgenin koyulaşması, temel olarak östrojen hormonlarının renk pigmenti salgılayan melanosit hücrelerini uyarmasıyla oluşmaktadır. Melanosit (renk pigmenti) hücreleri de ‘melanin’ salgılayarak genital alanda renk koyulaşmasına neden olmaktadır. Bu durumun dışında yaşlanmanın, hamileliğin, epilasyonun ve giysilerin altına kadar etkiyebilen ultraviyole ışınlarının da genital bölgede koyulaşmaya neden olduğu bilinmektedir. Polikistik over sendromu, böbrek üstü bezlerinin fazla çalışması (cushing hastalığı), kullanılan bazı hormon ilaçları, bu bölgeye sürülen bazı ilaçlar, kremler, bu bölgeye yapılan bazı cerrahi işlemler, ırksal ve ailesel yatkınlık da genital bölge renk koyulaşmasındaki diğer sebepler arasındadır.

Genital bölgede renk açma, koyulaşmanın yoğunluğuna ve kişinin cilt rengine göre laser cihazinda güç ayarlaması yapılarak koyulaşan bölgede bulunan ve koyulaşmaya neden olan melanin pigmentlerinin yıkımı sağlanarak yapılmaktadır. İşlem genelde lokal anestezik kremlerin önceden uygulanmasıyla yapılmaktadır. Laser ile gental bölgede renk açma prosedürü ortalama 15-20dk sürmektedir. Bu süre, rengi açılacak alanın boyutuna ve rengin koyuluğuna göre değişkenlik göstermektedir. İşlem sonrası sonucun ortaya çıkması genelde 1 ayı bulmaktadır. İşlemin temel hedefi, genital bölgenin koyulaşmadan önceki rengine kavuşmasını sağlamaktır.

 

2)LASER İLE VAJİNAL DARALTMA  (VAJİNAL REJUVENASYON)

Lazerle vajina daraltma uygulamaları cerrahi bir işlem (ameliyat) olmadığı için riskleri son derece az olan, hasta açısından oldukça kolay tolere edilen, anestezi gerektirmeyen, ağrısız, acısız ve ileri teknolojili işlemlerdir

Vajinal genişliğin tedavisinde lazer çok etkin bir yöntem. Lazer vajinal dokuda kollajenleri ısıtarak hızlı bir toparlanmayı sağlıyor , kan dolaşımı artıyor ve kollajen lifleri daha kısa ve kalın hale gelerek vajinayi gençleştirerek hem daha dar hem de daha esnek hale getiriyor. Güvenli, hızlı ve etkili bir yöntem olduğu için hasta dostu bir uygulama olarak değerlendiriliyor. 

Lazerle vajina daraltma, vajinasındaki genişleme nedeniyle cinsel hazzı yeterince hissedemeyen kadınlar için uygun bir seçenektir. Ancak doğum sonrası idrar torbası, barsak veya rahim sarkması gibi anatomik defektleri olan hastalar için vajinoplasti operasyonları (vajinanın ameliyatla daraltılması) çok daha uygun bir alternatiftir.

Genelde laser ile vajinal daraltma işlemi jinekolojik muayene masasında lokal anestezi altında  20-30 dk sürmektedir. İşlemden sonra birkaç gün hafif pembemsi, daha sonra 7-10 gün süreyle açık renkli akıntınız olabilir. Ayrıca vajina içinde hafif şekilde yanma da görülebilmektedir. Genelde işlemden 7 gün sonra ilişkiye girmenizde bir sakınca yoktur.

Genelde 1-3 ay arayla 2 uygulama önermekteyiz. Bazı durumlarda 3-4 uygulamaya kadar çıkılabilir. Uygulamanın etkinliği için 2-3 yılda bir tekrarlanması önerilmektedir.

3)LASER İLE ÜRİNER İNKONTİNANS TEDAVİSİ

Eforla (gülme, hapşırma, ağır kaldırma vb.) idrar kaçırma durumu olan stress uriner inkontinans genç kadınların % 4-14 ünü, menapoz sonrası kadınların neredeyse % 50 sini etkileyen bir durumdur. Özellikle vajinal doğum yapmış kadınlarda daha sık görülür. Bu tip idrar kaçırmanın tedavisi çok çeşitli olmakla birlikte, genelde cerrahi olarak mesane boynunun düzeltildiği genel anestezi altında yapılan ameliyatlardır.

Lazer, cerrahi yönteme gerek kalmadan hafif ve orta dereceli stress inkontinans hastalarında etkili bir tedavi yöntemidir.  Lazerin fototermal enerjisini kullanılarak mesane boynu dokusunun yeniden güçlendirilmesini ve yeni kollajen sentezini sağlayarak dokunun daralmasını ve retrakte olmasını sağlar. Ameliyat ile işlem 1 saat gibi bir süre alır ve hastanede genelde bir gün yatışı gerektirir.  Lazer ile 15 dakika gibi kısa bir sürede cerrahi kesi olmadan, anestezi gerekmeden uygulama yapılmakta ve hasta uygulamadan hemensonra günlük hayatına geri dönebilmektedir.  4-8 hafta aralıkla 2-3 seans uygulama gerekebilir.

4)LASER İLE MENOPOZAL GENİTOÜRİNER SENDROM TEDAVİSİ

Kadınlarda, gerek menapoz, gerekse kanser veya değişik nedenlerle yapılan cerrahi sonrası gelişen östrojen eksikliği nedeniyle genital  bölgedeki kan dolaşımı azalır, vajinal mukozadaki dökülme ve incelme sonucu vajinal atrofi oluşur. Menopoz sonrası kadınların, yaklaşık ortalama  % 50 ‘sinde genital irritasyon, kaşınma, kayganlıkta azalma, anormal akıntı, kuruluk, enfeksiyonlara eğilim ve ilişki esnasında ağrı şikayeti olmaktadır. 

Lazer, bu şikayetlerin tedavisinde kullanılabilen ağrısız, anestezisiz, ameliyatsız, dikişsiz ve günü-birlik uygulanan non-invaziv    bir yöntemdir. 8 hafta aralıkla 2 seansta uygulama gerçekleştirmek genelde yeterli bir iyileşme sağlamaktadır.

Bu lazer prosedürüyle, vajinal kaslar eski kuvvet ve sıkılığını geri kazanır. Ayrıca çok kısa sürede uygulandığından ve yan etkileri minimum olduğundan uygulama sonrası istirahat gerekmez. Gevşeklik, kuruluk, kaşıntı, sürtünme ve ilişki esnasında ağrı şikayetleri düzelir.

LASERİN GENİTAL BÖLGEDE KULLANILDIĞI DİĞER DURUMLAR

  • Dış genital bölgeye dolgunluk kazandırma (Genital sıkılaştırma),
  • Genital siğil tedavisi,
  • Rahim ağzında yara tedavisi,
  • Lichen sclerosus tedavisi,
  • Vulvar vestibulit sendrom tedavisi,